Mutfaklarımızın Vazgeçilmezi Olan Domates, Osmanlı’ya Ne Zaman Geldi?

tarihe damga vurmuş nice hükümdârın hiç tatmadığı hatta varlığından dahi haberdar olmadığı bir besindir domates. amerika kıtası keşfedildikten sonra; buradan önce avrupa’ya, daha sonra da tüm dünyaya yayılmıştır. 16. yüzyılın ilk yarısında avrupa’da bir süs bitkisi olarak kullanılmaktadır domates çünkü zehirli olduğuna inanılmaktadır. daha sonra zehirli olmadığı anlaşılır ve yiyecek olarak tüketilmeye başlanır.

osmanlı imparatorluğu ise avrupa’dan yaklaşık iki asır sonra tanışır domates ile. 18. yüzyılın başlarında saray harcamalarına ait kayıtlarda az miktarda da olsa saraya getirildiği görülmektedir. bilinenin aksine türkler; domatesi abd’den değil, italya’dan öğrenmiştir. sadece yeşil domatesler tüketilmiş, kızaranların bozulduğu düşünülerek atılmıştır. aynı zamanda uzun yıllar boyunca anadolu’da sadece kiraz domatesleri (çeri domates) üretilmiş ve tüketilmiştir.

domatese 19. yüzyılın ortalarına kadar “kavata” demiştir türkler. 1844’te basımı gerçekleşen ilk matbu yemek kitabımız olan ve mehmed kâmil tarafından yazılmış melceü’t tabbâhîn (aşçıların sığınağı) adlı eserde çeşitli domates yemeği tarifleri verilir ve istanbul ahâlîsi de mutfağında domates tüketmeye başlar. domatesin saray mutfağından halk mutfağına çıkış zamanı olarak bu tarihi verebiliriz. nitekim artık pazarlarda da bolca bulunmaya başlar domates.

ahmet vefik paşa’nın lehce-i osmanî adlı eserinde “frenk patlıcanı” dediği domatesi şemsettin sami, kâmus-i türkî’de öve öve bitiremez. 1901’de yazılmış bu eserde “türk mutfağının vazgeçilmezi” denen domatesin artık yerini ne denli sağlamlaştırdığını da görmüş oluruz.

kaynak: https://seyler.eksisozluk.com/turk-mutfaginin-vazgecilmezi-olan-domates-osmanliya-ne-zaman-geldi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir