Zaro Ağa’nın 18. Yüzyılda Başlayıp 20. Yüzyıla Uzanan ‘Kısa’ Hayatı | Olaybende Zaro Ağa’nın 18. Yüzyılda Başlayıp 20. Yüzyıla Uzanan ‘Kısa’ Hayatı | Olaybende

Zaro Ağa’nın 18. Yüzyılda Başlayıp 20. Yüzyıla Uzanan ‘Kısa’ Hayatı

Bugün sizlere dünyanın en uzun ömürlü insanlarından biri olan, bu topraklarda yaşamış en yaşlı insanın enteresan hikayesinden bahsedeceğiz. 150 yıldan uzun yaşamış kahramanımızın adı Zaro Ağa.

1770’li yıllarda (kimilerine göre 74 kimilerine göre 77’de) Bitlis Mutki Meydan Köyü’nde dünyaya gelen Zaro Ağa, 29 Haziran 1934 tarihinde İstanbul’da hayata gözlerini yumar. Esasen Zaza olan Zaro Ağa’nın bu kısa ömrüne 10 Osmanlı padişahı, 1 Cumhurbaşkanı yani 2 ayrı rejim sığmıştır. Gördüğü devlet liderleri sırasıyla I. Abdülhamid, III. Selim, IV. Mustafa, II. Mahmud, Abdülmecid, Abdülaziz, V. Murad, II. Abdülhamit, Mehmed Reşad, Vahdettin ve Mustafa Kemal Atatürk’tür.

Kimilerine göre 7, kimilerine göre 13, kimilerine göreyse 29 kez (Yuh!) evlenmiş olan Zaro Ağa’nın sayısından tam da emin olamadığımız bunca evliliği sonucunda 5’i kız 13 çocuğu, 29 torunu olmuştur. Kendi ifadesine göre 1799’da Napolyon’un Akka Kuşatması sırasında Cezzar Ahmed Paşa’nın ordusunda savaşmış, 1826’da Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılışı sırasında Ayasofya bölgesini boydan boya kat eden yeraltı tünellerinde saklanmış. 18. yüzyılın sonlarında İstanbul’a gelen Zaro Ağa, Selimiye Kışlası, Ortaköy Camisi ve Tophane Camisi’nin inşaatında çalışmış, uzun yıllar İstanbul Hamal Topluluğu’nun başında kalmıştır. Yani bugün İstanbul’un simgesi saydığımız nice işte Zaro Ağa’nın da emeği, alınteri var.

Operatör Emin Bey şehremini iken Zaro Ağa’ya belediyede kadro açılmış ve Zaro belediyenin baş hademesi olmuştur, ölene kadar da bu görevi sürdürmüştür.  Zaro Ağa son günlerini İstanbul’da geçirip, hayata gözlerini bu şehirde yummuştur. Kısa bir dönem Gedikpaşa Kız Sanayi-i Nefise Mektebi’nde model olarak çalışır ki yaptığı en enteresan iş de sanıyoruz budur. Yaşlılığı sayesinde yaptığı bu görevi kendisi şu şekilde anlatmıştır: “Kızlar hep bana bakıyorlar, gözlerini benden ayırmıyorlar, üstelik bir çubuk alıyorlar (perspektif oluşturmakta kullanılan kurşun kalemi kastediyor), onu uzatıyorlar. Sonra aha biyle göz kırpıylar. Sonra başımı, yanağımı okşiylar. Buraya bah, beri bah dirler, hangisine bahayım bilmirem, hepsi de huriler gibi, bir iki dene olsa ne ise. Emme ben bu kadar kızı nideyim, aha gelemem vallah!…”

Dünya basınının ilgi odağı olan Zaro Ağa, dünyanın en uzun yaşayan insanı olarak İtalya, Yunanistan, İngiltere ve Amerika’ya davet edilmiş ve bir nevi dünyayı gezmiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün huzuruna 2 kez çıkan Zaro Ağa, Mustafa Kemal’in çok iyi işler yaptığını söylemiş ama kadınlara fazla hürriyet vermesini eleştirmiştir. 1777’de doğmuş biri için normal bir eleştiri denilebilir.29 Haziran 1934’te Şişli Etfal Hastanesi’nde hayata gözlerini yuman Zaro Ağa’ya yapılan otopsinin ardından kalp büyümesi, beyinde damar tıkanıklıkları ve üç böbreklilik gibi pek çok hastalığa rağmen bu yaşına dek yaşadığı görülmüştür

Kimi kaynaklar Zaro Ağa’nın Amerika’da öldüğünü belirtseler de doğru olan Ağa’nın sadece bir süre Amerika’da yaşadığı ve İstanbul’da hayatını kaybettiğidir. Cesedinin incelenmek üzere Amerikalı bilim adamlarına gönderilmesinin de bu bilgi kirliliğinde payı vardır. Kabri Eyüp Sultan Mezarlığı’ndadır. Öldükten sonra beyni bir süre Sultanahmetteki Sağlık Müzesi’nde sergilenmiştir. Bir rivayete göre Cemal Süreya, “her ölüm erken ölümdür” satırını pek çok kitaba, öyküye ve hatıraya konu olan Zaro Ağa’nın ardından yazmıştır.


Bir Cevap Yazın