Sırları Çözülememiş Gizemli Antik Nesneler | Olaybende Sırları Çözülememiş Gizemli Antik Nesneler | Olaybende

Sırları Çözülememiş Gizemli Antik Nesneler

İnsanlık tarihi, binlerce yıla yayılıyor ve tarihçiler, insanlığın tüm sırlarını asla bilemeyecekler. Bazen arkeolojik kazılar esnasında bulunan nesneler, en donanımlı uzmanları bile şaşkına çevirebilen soruları beraberinde getiriyor. Ancak bu durum, gerçeğin peşindeki arayışı, daha da ilginç kılıyor.

Genetik Disk

Genetik disk adı verilen bu nesne İnsan embriyosunun oluşumunu ve gelişimini adım adım açıklayan bir nesnedir. Modern bilim insanları sperm ve yumurtayı ancak mikroskoplar yardımı ile gözlemleyebiliyor ancak bu nesnede garip bir şekilde sperm ve yumurta hücrelerinin yaşadığı süreçler gösteriliyor olayın ilginç yanı o zamanlarda yaşayan insanların bu tür gözlemler yapabilecek teknolojiye sahip olmaması ayrıca bu disk metalden yapılmış ozamanlarda bu maddenin nasıl üretildiği bilinmiyor çünkü Teorik olarak antik bir toplumun bu materyali üretebilmesi imkansız

Zhang Heng’in Sismoskopu

Eski zamanlarda Çinliler sürekli depremlerle baş etmek zorunda kalıyorlardı, o zamanlarda insanlar tektonik plakaların farkında değillerdi bu yüzden Depremlerin Yin Yang tarafından gönderildiğine inanıyorlardı Ancak günün birinde Zhang Heng adında bir mucit İnsanlık tarihindeki ilk sismoskopu icat etti Ve böylece depremlerin tahmin edilebilir olduğunu ispatladı. İcat edilen bu sismoskop M.S. 132 yılında yapılmıştı Zhang Heng’in icat ettiği bu aygıtın üzerinde sekiz tane ejderha başı ve sekiz tane kurbağa vardı kurbağaların açık olan ağızları ejderhalara doğru dönüktü. Deprem sırasında ejderhalardan bazıları ağızlarındaki bilyeyi kurbağanın ağzına düşürür, hangi ejderhanın bilyesi düştüyse, depremin o yönde olduğu anlaşılırdı. Bu icadın yaklaşık 750 km uzaklıktaki depremleri bile algılayabildiği söylenmektedir Zhang Heng’in sismoskobunu oluşturan vazonun içinde nasıl bir düzenek olduğu bilinmemektedir. Bu konu hakkındaki en yaygın görüş vazo içerisinde çok duyarlı bir sarkaçın yer aldığı görüşüdür

Torino Kefeni

Günümüzde tarihi devirlerden elimize ulaşan ve hala sırrı çözülemeyen bir çok materyal mevcuttur. Torino Kefeni bu gizemli malzemelerden sadece birisidir Torino Kefeni en basit tanımla Hazreti İsa’nın çarmıha gerilip öldürülüşünden sonra bedenine sarıldığı iddia edilen Keten bir kumaştır yer yer kan izleri de bulunan bu eski kumaş parçası bazıları için gerçekten kutsal bir emanettir bazı kuşkucular ise bunun basit bir sahtekarlığın ürünü olduğunu düşünüyorlar.Kefenin kesin olarak 1000 yaşından eski olmasından daha ilginç olan modern bilimin dahi gerçek olup olmadığını kanıtlayamaması, Torino Kefeni’nin gizemi günümüzde hala devam etmektedir

Cochno Taşı

İskoçyada bulunan 5.000 yaşındaki bu taş hakkında birçok teori var çünkü bu taşın üzerindeki simgelerin ne anlama geldiği bilinmiyor. Cochno Taşı üzerindeki simgelerin kozmik olayları anlattığı düşünülüyo. Bununla beraber bu simgelerin gökyüzü haritası olabileceğini ,reenkarnasyonu sembollerle anlattığını, takım yıldızlarını gösterdiğini ya da bir kurban etme törenini anlattığını iddia edenlerde var. İlk defa 1888 yılında bir çiftlikte keşfedilen bu taş, 1960 yılında tahrip olduğu için 1964 yılında korunma altına alınmıştır. Şimdilerde ise üzerindeki semboller net değil Önceden çekilmiş fotoğraflara sayesinde üzerindeki semboller görülebiliyor. Bu taşın gizemini bilim insanları henüz çözebilmiş değil. Araştırmacılar tarih öncesi insanların bu taşı ne gibi durumlarda kullandığına dair çalışmalarına devam ediyor.

Sri Lanka Meteoriti

Siri Lanka Meteoriti Dünya üzerindeki yaşamın nasıl başladığını bize açıklayabilecek keşiflerden birisidir. Günümüzde dünya üzerindeki hayatın nasıl başladığını bilemiyoruz bilim insanları hayatın nasıl başladığını açıklayabilmek için birkaç teori oluşturmuştur. Yaşamın dünyaya uzaydan bir meteor üzerinden geldiğini savunan penspermia teorisidir. Bu meteor ise penspermia teorisinin bize doğrular nitelikte kanıtlar taşıyor. İngiliz araştırmacılarının bulduğu Sri Lanka Meteoriti üzerinde su yosunlarına benzer fosiller taşıyor. Öncelikle bu fosillerin gerçek su yosunu fosilleri olduğunu belirtmekte fayda var fakat önemli olan nokta ise bu örneklerin dünya dışı partiküllerden oluşması bununla beraber Meteoritte çok düşük seviyelerde azot elementine rastlanıldı ki bu modern dünya canlılarında görülen bir seviyeydi. Sri Lanka meteoritinin nereden geldiği ve hangi zamana ait olduğu bilinmiyor önemli olan nokta ise bu meteoritin dünyaya gerçekten yaşam taşıyıp taşımadığı.


Bir Cevap Yazın